Selahattin Akbudak- Hakkımda

Öncelikle sizlere Seo ile nasıl Tanıştığımı anlatmak istiyorum. Herkesin bir hikayesi vardır, bu da benim hayatımı değiştiren bir hikaye. Okurken sıkılmayacağınızı ümit ederek hakkınızı şimdiden helal etmenizi istiyorum.

İlk okul 7. sınıfa gittiğim zamanlar, okuduğum okul 5 km kadar uzaktı ve o mahalleden o okula tek giden öğrenci olduğum için hiç bir öğrenci servisi mahallemize gelmiyordu. Mecburen yürüyerek okula gitmek zorunda kalıyordum.

Mahallemizde çok güzel bir okul yapıldı, beden dersleri için ayrı saha, fen dersleri için ayrı sınıf, bilgisayar dersleri için ayrı sınıf ve her öğrenciye 1 bilgisayar düşüyordu.Bunu duydum ve tamam 8. sınıf başlar başlamaz buradayım. 🙂

Her Konuda Olduğu gibi. Bu Konuda da Mükemmel bir hediyem var size. 25 adet .edu uzantılı Backlink Kaynağını yorum yapıp isteyen herkesin Mail Adresine Göndereceğim.

Seo Uzmanı Selahattin AkbudakAra tatil bitti okula gitme vakti. Ben de gittim yeni okul kıyafeti almaya ( ailemin haberi yok tabi ) Beyaz gömlek aldım, pantolon aldım sonra yeni okula gittim.
İlk ders herkes bana bakıyor. Tanıyan da var tanımayan da. Sınıf listesinde 25 isim var. Sınıfta 26 öğrenci. Öğretmen sayıyor. Listeye bakıyor, sonra devam etti derse. İlk ders böyle geçti.

Teneffüste direk müdürün kapısını çaldım. Çocukluğumdan beri İstanbullu bir büyüğümün yanına gider gelirdim. İstanbul konuşması 🙂 dedikleri kibar beyefendi tarzında. Kapıyı çaldım, gir dedi ve büyük heyecanla içeri girdim.

“Kusura bakmayın, rahatsız ettiğim için özür dilerim, Ben Selahattin Akbudak, bu mahallede oturuyorum ve bu okula kaydımın yapılmasını sizden rica ediyorum .” Dedim ve müdürümüzün sert yüzü gülümseyerek, ” evladım bu okuldaki öğrenci sayısı fazla seni alamayız dedi. ” Ben de üzülerek ” tekrar sizi rahatsız edebilirim dedim .” Gülümseyen yüz iyice sertleşti ve çık dercesine bakıyordu ve ben de çıktım.

Ne yapacağım diye düşünürken ders zili çaldı. Ben bir saattir içeride bu öğretmen beni fark ederse diye kıvranıyordum. Şimdi öğretmenim kıvransın kim okuldan kaçtı ilk gün diye. 😉 Derse girmedim ve direk Mahalle muhtarının yanına gittim. Çocuk aklı işte 🙂

İçeri girdim. ” Kusura bakmayın rahatsız ediyorum. Okula gitmek istiyorum ama okul müdürü beni okula almıyor. ” Dememle oturmam bir oldu. Muhtarın bir bakışı var, şaka mısın sen der gibi.

” sen kimin oğlusun, hangi okula gidiyorsun, kendini bir anlat dedi. ” Sorularını cevapladıktan sonra, “sen şimdiye kadar hangi okulda okudun ” diye sordu. Bütün sorularına cevap verdim gayet ciddi kibar bir şekilde. ( Yaşıtlarım gibi asla davranmadım  ) Bu oldukça ilgisini çekmişti ve ” niye okul değiştiriyorsun ” dedi. Ben de 7 yıldır yaklaşık her gün 5km yol gidiyorum yetmez mi dedim.

O zamanlar eski telli ev telefonları vardı şimdi sanırım sadece faxs için kullanılıyor. Telefona sarıldı bir numara çevirdi. Ne yapıyorsun nasılsın gayet samimi bir konuşma yaklaşık 5 dk sürdü. Ben de merak ediyorum bu adam kimi aradı konuşmanın bitmesini bekliyorum. Telefonu kapatmaya yakın, ” benim bir yeğenim var bu gün okula gelmiş kayıt için almamışsın ” dedi. Telefon konuşması bittikten sonra ” Velini alip git selamımı söyle gerisini hal ederler dedi. ” Ben de apar topar eve gittim kim varsa götüreceğim. Evde sadece yengemi buldum ve hemen okula gittik. Malum yakın.

Okula Kayıt Süreci 🙂

Müdürün odasına girdik ve kayıt için işlemler başladı. Müdür bey bir bilgisayarın başında oraya bakıyor buraya bakıyor. Ben de uzaylı görmüş köylü gibi ilk defa bilgisayar görüyorum ve bir bakışım var ve içimden ” keşke benim olsa ” diyorum.

Müdür bey iki dakika oturun geliyorum dedi ve gitti. Bilgisayar bana kaldı. 😉 Korkar adımlar ile yaklaşıyorum. Yaklaştıkça heyecan artıyor. Mausa ulaştım. Bir iki derken bilgisayar kapandı ve ben neye uğradığımı şaşırdım.  Tam O an Müdür bey içeri girdi.

” Ne yapıyorsun sen ” dedi  yüksek sesle ve geldi. Bilgisayar kapalı va maus elimde. Okkalı bir tokat yedim. ” Sen çık dışarı ” dedi. Ben suratım asık ve yüzüm kızarmış halde dışarı çıktım. Kendimce hak ettim bunu diyordum ve bu yüzden üzülmedim. Kısa bir süre sonra Yengem geldi ve ” Yarın 8/A sınıfında başlıyorsun ” dedi.

Eve gittik. Tokat fena aklımı almıştı. Arkadaşlarım ha bire bilgisayar, İnternet cafe diyip duruyorlardı. Ben de araştırdım. Birkaç saat sonra üç mahalle ötede buldum ve içeri girdim. Masalar dolu herkesin kafasında bir kulaklık. Bende büyük bir heyecan.

Boş bir masa buldum ” abi nasıl açılıyor ” dedim ve adam geldi açtı. Ne yapacağımı bilmiyorum.  Mausu aldım elime kurcalıyorum, sağdakilere soldakilere bakıyorum. Halflife diye bir oyun var oynuyorlar. Ben nasıl oynarım dedim, hemen biri geldi gel botlara karşı oynuyoruz bize katıl dedi girdi ayarladı. Bu silah bu şekilde sıkılıyor sağ sol tuşları ile kaşıyorsun böyle zıplıyorsun dedi.

İnternet Sitesi ve seo ile tanışma 😉

Ondan sonra düzenli okuladan sonra internet cafeye gitmeye başladım. Bir gün biri yan masama oturdu ve yanına başka biri geldi. Şu siteyi yaparsak 500 minyon ( o zamanki bol sıfırın olduğu dönem ) alacaz dedi. Güzel harçlığımız olur dedi. Tabi bu ilgimi çekti. Okul harçlığı internet cafeye yetmiyor.

Abi nası ben site yapabilirim dedim. Googleden bak kaynaklar var dedi. Abi ben nasıl googleye girecem dedim. 🙂 Dalga geçer gibi baktı ve geldi tarayıcıyı açtı çıkan sayfa Mynet 🙂

Google yazdı ve enter tuşuna bastı. İlk çıkan siteye tıkladı ve arama kutusuna site nasıl yapılır yazdı. Buralardan bak dedi. Ben o an oyun işini bıraktım. “Benim para kazanmam lazım” dedim.

İlk Okul bitti ve sıra Lise okumada. Meslek lisesine gitmek istiyordum. Bilgisayar üzerine, web tasarım okuyacaktım. İlk yıl ön hazırlık gibi tüm meslekler var. Elektrik, elektronik, bilgisayar. Böyle olunca ben bilgisayarda baya iyiyim ve göze geliyordum. İlk beni keşf eden ” Taşkın Saygın ” Öğretmenim oldu. Sadece Bir yıl bana ders verebildi. İlk yıl bitti ve lisenin 2. yılınNA BAŞLIYORUZ.

Bazı nedenlerden dolayı bilgisayar bölümüne alınmadım ve mecburen elektrik elektronik pano tasarım bölümü okumaya mecbur kaldım. İlk sene benim için çok kötüydü ama ben her fırsatta her tenefüste bilgisayar atölyesinde bulunuyordum. Hafta sonları Okulda eğitim devam ederdi ve Çok değerli olan ve hayatımın akış yönünü değiştiren Taşkın saygın ve Saki Alan öğretmenlerimin izni ile bilgisayar derslerine katılmaya başladım. Ufak çaplı web siteler yapıyordum. İnternet cafeye para yetişmiyor. Gider çok fazla Ailemin durumu yok :/

İlk Kazandığım para. Ne gündü ama ya.

Bu olayı bir şekilde çözmem lazımdı. Bir inşaat firmasının önünden geçerken web site adreslerini yazdıkları tabelayı gördüm. Merak ettim ve internet kafeye gittim. Direk siteye girdim. İçler acısı açılması bile mucize yani.

Sitede bulunan resimleri indirdim. Hemen bir site şablonu Adobe Fireworks yardımı ile çizdim. Yaklaşık 5 saat ilgilenerek yaptım. Ortaya o zamanlarda bulunamayacak kadar kaliteli ve hızlı bir site çıkardım. Öbür gün okul çıkışı inşaat firmasına gittim. Merhabalar ben Selahattin Akbudak lise öğrencisiyim. Web tasarım işi yapıyorum. Sizin için bir web site yaptım. İsterseniz parasıyla alın. Parayla istemezseniz ve beğenirseniz size hediyem olsun dedim.

Bu teklifim adamların ilgisini çekmişti oturdum ve hemen çay getirdiler. ” Sitenin adresi ne ” dediler ben de flash diskin içinde hostinge transfer etmedim daha dedim ve flash diski bilgisayara taktım. Siteyi açtım.

Adamlar büyük hayranlık ile baktılar. “Sen bu siteyi nasıl yaptın. Biz değişiklik istediğimizde yapabilecek misin ? “gibi sorular sordular. Ben de ” istediğiniz zaman buraya gelip sizinle birlikte ücretsiz değişiklik yapabilirim ” dedim. Bu da baya mutlu etmişti adamları.

Uzun lafın kısası. 750 tl kadar bir fiyata o sitenin satışını yaptım. Bir kaç gün gidip geldim ve istediklerinin en iyisini yapana kadar uğraştım. İşim bitti ve aldığım para 800 tl. ” Abi bu fazla ” dememe rağmen, ” sen hak ettin ” dediler.

İlk Bilgisayarım ( ilk göz ağrım ) Halen duruyor.

İlk defa bu kadar parayı bir arada görüyorum. Bundan ailemin haberi yok. Ne yapacam derken internet kafeye gittim. Abi bana bir bilgisayar lazım   dedim. Bana büyük ekran eski tüplü televizyon gibi bir bilgisayar gösterdi. Bak bu çok iyi gel sana verelim. Fiyat 550 abi sen birşeyler yap falan derken kurulum dahil 500 milyon ( tl kadar ) anlaştık. Bunu eve götürünce evdekiler soracak tabi bunu düşünmek lazım.

Abi biz bunu götürdüğümüzde Okulda bilgisayar bölümü tarafından hediye edildiğini söylersen mutlu olurum dedim ve evdekilere böyle bir yalan söylemek zorunda kaldık. Bilgisayar tamam ama internet yok :/

Annemi ikna ettim. Faturayı okul ödeyecek 🙂 Gel gidelim sen imza atacaksın yaşım kurtarmıyor diye. Çocuk aklı diyelim buna. Annem ikna oldu ve internet te tamam.

İstemediğim bir bölümde okul okuyordum ama bilgisayardan da geride kalmamam lazım. Bunun için hem elektrik elektronik hem de bilgisayar bir arada bir şekilde götürüyordum.

Var Olandan Farklı Olmak ( iyi bir strateji )

Adobe Flash proğramı ile Hafta sonu Dersine katıldığım Taşkın Saygın öğretmenim sayesinde tanıştım. Araştırmalara başladım. Yaklaşık bir ay kadar bir araştırma deneme sonucu iyice hakim olmuştum proğrama. Bir bayan kuaförüne bir site yapılacak. Piyasa hep basit html ve php yapıyor. Ben flash ve xml destekli yaptım. Animasyonlu yaptım. Mausu takip eden bir kelebek yani tam bayan işi yaptım. Bayan resminin üzerine maus gelince saçlar dağılıp animasyon tarzında gidip geliyordu. Menülere basınca sesler çıkıyordu. Sayfa değişiklik olduğunda çiçekler açılıp kapanıyordu. Bu kadar detaylı bir siteyi ilk defa gören bayan kuaförü. 350 milyon ( tl ) anlaştığı php siteyi iptal ederek, benim 850 milyon ( tl ) olan sitemi satın aldı.

Bu tarz gelişmeler beni çok mutlu ediyordu ve daha çok motive olmuştum. Yavaş yavaş web site yaptığımı herkese söylüyordum. MSN de tanıştığım bir kurumsal firma bizi google de ismimiz ile çıkara bilir misin dedi ben de evet dedim. 900 milyona anlaştım ama ne yapacam diye düşünüyorum. Var olan siteleri HTML ile yapılmış. Aldım siteyi yeniden içeriklerini yazdım. Kalın italik iç link verdim falan derken birkaç hafta sonra kelimesinde 2. sayfada. Sonra chat sitelerine girdim. Sahte bayan ismi ile ” benim resimlerimi gördün mü ? ” diye site adresini atıyordum ve ziyaretçi siteye geliyordu. Bu şekilde günde ortalama  500 ziyaretçi kazanıyordum. Toplamda bu şekilde sahte MSN hesabı ve Chat siteleri ile 1 hafta devam ettim. Site artık ilk sırada.

Googlenin aldığı indexleri ve kelime sorgusunda bold görünen kısımları inceledim. Kendime bir web tasarım sitesi açtım. İçerik giriyordum. Site html ve her girdiğim içerik için manuel site haritasına ekliyordum tekrar haritayı tanımlıyordum. 3 ay içerisinde bölgesel aramalarda ilk 3 sırada yerimi aldım. Bilen bilir belki ” Sema Web Tasarım ” adı altında açmıştım.

İlk Şirketim.

Bir gün Taşkın Saygın Öğretmenimin bir web tasarım şirketi bir eleman arıyor. Oraya git bir çok şey öğrenirsin dedi. Ben de tamam dedim ve okul çıkışı oraya gittim. Tanıştık ettik masamı gösterdiler bura senin ama stajer gibi olacaksın yani para almayacaksın dediler. Ben de tamam sorun yok dedim. Yarın gel başla dediler. Ben gelmişim başlayayım dedim.

Kısa bir süre içinde ne iş varsa yapıyorum İyice göze geldim. Artık ben para istemiyorum ama onlar veriyor. 🙂 Meyve veren ağacı kim kesmek ister ki. Bu şirkete ortak oldum ve 4 yıl h-kadar hosting hizmeti ve web tasarım destegi sağladım. Lise bittikten sonra.

Artık domain hosting ve web tasarım, seo konusunda epey bilgi sahibi olmuştum. Ailevi sebeplerden dolayı şirketin asıl sahibi kalan hissesini bana 5000 tl kadar bir rakam ile devretti ve gitti başka şehre. Kirası elemanı vergisi uğraşamam dedim ve 25000 tl kadar bir paraya elimde var olan domain ve müşteriler ile birlikte bir başka firmaya devrettim.

Ailemin isteği üzerine görücü usulu evlendim. Ellerinizden öper 3 kızım var ve çok Mutluyum. Büyüklerin duası ve isteği olduktan sonra her şey güzel oluyor bunu fark ettim.

Borç Batağından Kurtulmak ( Zor günler )

Evlendikten sonra ciddi bir kredi kart borcum olmuştu. Ödeme günü gelmişti. Düğünüm yapılmadan 1 ay önce bir forum sitesi kurdum. Hemen hepimiz biliriz. RSS ile iyi sitelerden içerik çekmesi için her kategoriye ayrı rss bağlantısı vermiştim.

Web tasarım şirketi gitti. Başka ne iş yapabilirim dedim ve google açtım. Forumlara üye oldum. Lisede tanıştığım bir arkadaşımın bir davetiyesi gelmişti. Çok iyi bir foruma üye oldum. Site satış bölümü var ve flash bölümü. Flash bölümüne girdim. Mükemmel işler var hemen yazdım yaparım. Anlık cevap işi yapın paranızı alın.

Bir haftada bir öğretmen maaşı kadar para kazandım. Sonra site satış bölümüne girdim. Bir konu açılmış 20k üstü siteleriniz alınır. Ben de var olan siteme bakayım dedim. Kurmuşum ama sadece kurmuşum. Bir adet sunucu kiralamıştım yıllık parasını ödemiştim bu sunucuda sadece bu site var.  Siteye bir girdim her konuda 100 kişi okuyor 200 kişi okuyor 90 kişi okuyor yazıyor. 🙂

Ne oluyor ya dedim. Sayyac ( ilk analiz aracım ) bir açtım. Ne göreyim Hafta içi 35.000 üstü, Hafta sonu 50. 000 üstü ziyaretçim var. Hemen forumdan arkadaşa yazdım. Anlık dönüş yapması beni çok mutlu etmişti. Bu arkadaş kamera satan bir firma sahibi. Siteyi inceledi sayyac şifresi istedi. Bilgileri gönderdim. Bana son fiyatınız nedir dedi.

Ben de kredi kart borcum bitse tamamen yeter diyordum. Sizin Teklifiniz nedir diye bir yanıt aldım. Gelen cevap kredi kart borcumun asgarisi değil tamamını kapatan bir teklif ve uste 1500 tl kadar da bir para kalıyor. Bu fırsat bana göre kaçmaz.

Tamam hayırlı olsun diye bir cevap yazdım altına da banka hesap bilgilerimi. Yaklaşık yarım saat gibi bir cevap alma süreci oldu. Gelen cevap banka hesabınıza para yattı.

Domain transfer süreci bitti sıra hostinge geldi. Ne kadar idare edebilirsiniz sorusu geldi. Ben de sunucuyu size devrede bilirim ücreti dahilinde cevabını yazdım.  Bu şekilde de aldığım fiyata sunucuyu da devrettim. Tertemiz bir sayfa başladı hayatımda.

Devamını isterseniz yorum olarak belirtebilirsiniz. Fazla vaktinizi almamak için yazmadım.

1992 Siirt doğumlu ve Mersin’de büyüyen 3 kız babası Bir Hanım efendi Kocasıyım.

Ortalama 10 yıllık web site ve Seo Geçmişim bulunmaktadır. Büyük firmalar olsun, küçük firmalar olsun kimseyi ayırmadan en iyi şekilde işimizi yaptık.

Hayatımı en çok etkileyen de Ayhan Karaman ve o Muhteşem Ekibi Oldu.
Burdan Onlara da sonsuz saygı ve sevgilerimi göndermek istiyorum. İyiki varsınız.

Ayhan Karaman ve Selahattin Akbudak - seo uzmanı

 

En çok örnek aldığım insan Ayhan Karaman. Her zaman dediği gibi. Biz Hizmet için varız. İşimize Aşığız.

Daha Fazla Seo Dökümanı İçin https://www.selahattin.com/seo/ sayfasını ziyaret edin.